BASİRET NEDİR ?
BASİRET (ar. başar, görme, göz'den baştret). Esk. Doğru görüş, ölçülü görüş, uyanıklık: Böyle bir deha, hayır ve ser ölçülerini elinde tutan, itidal ve basiret timsali bir makam ve bir kuvve tarafından yardım görmeli, desteklenmeliydi (N. Araz). || Gönül gözüyle görme. || Uzağı görme, seziş. || Anlayış, kavrayış, feraset. || Dikkat, ihtiyat. || Tenbih. || Kalkan, siper.
— ÇEŞ. DEY. Basireti bağlanmak, gaflete düşmek, tehlikeyi sezmemek, gerçeği göremez bir hale gelmek: Dünyada senin gibi beceriksiz adam görmedim. İnsanın basireti bağlanıyor (B. Felek). II Esk. Basiret-kâfi, sezişlilik. || Basiret-karane, önceden görebilecek bir şekilde, sezişli bir surette.